
Bir Gün Öleceğini Bilmek Neden Daha İyi Yaşamanı Sağlar?
“Öleceğini unutma. Ama bu seni korkutmasın; yaşamaya teşvik etsin.” – Marcus Aurelius Yaşlı bir adamın yanına genç bir öğrenci gelir. Ona sorar: “Hayatın en büyük pişmanlığı nedir?” Yaşlı...
“Öleceğini unutma. Ama bu seni korkutmasın; yaşamaya teşvik etsin.”
– Marcus Aurelius
Yaşlı bir adamın yanına genç bir öğrenci gelir.
Ona sorar:
“Hayatın en büyük pişmanlığı nedir?”
Yaşlı adam uzun süre sessiz kalır.
Sonra pencerenin dışına bakıp şöyle der:
“Çoğu insan öleceğini biliyor.
Ama bunu gerçekten kabul etmiyor.”
Genç adam şaşırır.
“Nasıl yani?”
Yaşlı adam gülümser.
“Bir gün başlayacağım dedikleri şeyleri hiç yapmıyorlar.
Bir gün söyleyeceğim dedikleri sözleri söylemiyorlar.
Bir gün yaşayacağım dedikleri hayatı yaşamıyorlar.”
Sonra ekler:
“İnsan öleceğini gerçekten kabul ettiğinde,
hayatı ertelemeyi bırakır.”
Stoacı filozoflar ölüm üzerine düşünmeyi karamsarlık olarak görmezdi.
Tam tersine…
Ölümü hatırlamak, zamanı değerli kılar.
Çünkü sonsuz olduğunu düşündüğümüz şeylerin kıymetini bilemeyiz.
Hayatın değeri,
bir gün sona erecek olmasından gelir.
Her sabah aslında görünmez bir hediye alıyoruz:
Yeni bir gün.
Ama çoğumuz onu sıradan sanıyoruz.
Belki de hayatı değiştiren soru şudur:
“Eğer bugün son günüm olsaydı,
bunu yine yapar mıydım?”
Bugün son günün olsaydı,
yapmayı bırakacağın ilk şey ne olurdu?





No Comment! Be the first one.