kitap

Homo Deus, Yarının Kısa Bir Tarihi, Yuval Noah Harari

İnsanoğlu geçmişte neredeydi,

İnsanoğluna şimdi ne oldu,

İnsanoğlunu gelecekte ne bekliyor,

İnsanoğlu neyin arayışının peşinde,

İnsanoğlu neden ve ne zaman tatmin olacak ya da tatmin olacak mı?

Gidişatı ağır bir kitap ama meraklısına kendini okutturuyor…

Kitabı okumaktan sıkıldığım ve fazla da zaman ayıramadığımdan https://www.storytel.com/tr/tr/’den dinledim.

Son Av, Jean Christophe Grange

Ekstrem derecede vahşi cinayetlere imza atan katillerin amacı ne olabilir?

Kusursuz cinayet yoktur,

Her cinayet bir iz bırakır, bakabilene, bakıp görebilene!

Hele bu kişi dedektif Niemans ise çözülemeyecek cinayet ne kadar karmaşık olursa olsun çözümsüz olanı yoktur.

Hayır Diyebilme Sanatı, Müthiş Psikoloji

Niye evet değil de HAYIR demek önemlidir?

Çünkü KESİNLİKLE “HAYIR” diyemediğin her durum, karşındakinin evet dediğin şeklinde anlamasına sebep olur ve HAYIR demek istediğin halde evet çağrıştıran her iman kendi özel alanına karşındakini biraz daha yaklaştırır.

Peki neden HAYIR diyemeyiz?

Karşımızdakini kırmak,

Karşımızdakini kaybetmek vb. sebeplerden dolayı.

…

Bütün detayları Hayır Diyebilme Sanatı adlı akıcı kitaptan öğrenecek,

Dersinizi kolayca alabilecek,

Ve hayatınızın devamında HAYIR diyerek kendinize ve çevrenizdekilere çok şey katacaksınız.

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens, İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi, Yuval Noah Harari

Bildiğimiz tarihte bir şeyler eksik.

Taşlar yerine oturmuyor,

Aralar dolmuyor,

İnsan yapımı aletler, mağara resimleri… ulaşılan ilk insan iskeletinden daha eski,

Ya yaşlandırmayı ortaya çıkartan karbon 14 testi hatalı ya da toprağın bir kaç kat altında daha nice ulaşamadığımız atalarımızın iskeletleri var.

Bazı insan yapımı buluntular açıklanamıyor ama zamanımızdan daha gelişmiş bir teknolojiyi işaret ettiği konusunda işinin ehilleri hemfikir.

İlk insan kaç sene önce dünyaya kovuldu?

2 milyon diyen var,

10 bin diyen var.

2 milyon yıldır var isek son 300 yılda olanlara bakınca gelişimimiz çoooook uzun sürmedi mi,

10.000 ise Allah katında bu zaman sonsuzun yanında çoooook kısa değil mi!

Belli zamanlarda küçük kıyametler kopmuş ve ve sağ kalan seçilmişler, üreyerek sürekli yeni topluluklar oluşturdular.

Kutsal kitaplar hep Ortadoğu ekseninde dönerken, aynı zamanda şimdiki bildiğimiz isimleri ile Amerika, Rusya, Çin, Hindistan, Kuzey Kutbu, Antartika taraflarında insanlardan bahsedilmiyor, oralarda hiç mi insan yoktu?

…

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo

Bazı insanlar adeta suç makinesi; yaşamayı hak etmiyorlar,

Ama bir bakmışsınız bir sürü olaydan sabıkaları olmasına rağmen ellerini kollarını sallayarak dışarıda geziyorlar,

Uslanmazlar kendilerine yeni kurban/lar arıyorlar.

Bazı insanlara da bakıyorsunuz sadece karşıt görüşten ve sadece düşünüyorlar,

Ama bir bakmışsınız ömürlerini müebbet içeride geçiriyorlar,

Ya da idama mahkum edilmişler…

Ömrü bir insanın elinde son bulacak bir mahkum neler hissediyordur?

Hepimiz bir idam mahkumu olduğumuzun ne kadar farkındayız!

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley

Kitabına yazar bu ismi vererek aslında gerçekte olmakta olan ve daha da ileride olacak olanlar ile alay etmektedir.
Tarihe baktığımızda bir tarafta ezilenler diğer tarafta ise ezenleri görürüz.
Ezenler ellerindeki tüm gücü daha fazla güç elde etmek için kullanmaktadırlar.
Bunun için kendi yerlerine gelebilecek ama kendilerinin benimsemedikleri güçte olanları elemekten çekinmemektedirler.
Rockefeller, Rothschild dediğimde aklınızda ne canlanıyor.
Dünya düzeninde köle ile yöneticiler bir birinden nasıl ayrılmaktadır.
Eğitim sistemine müdahale edilmektedir.Eğitim sistemimizin bugünkü haline dikkatinizi çekmek isterim.Parası olan çocuğunun geleceği için özel okulda iyi bir eğitim aldırmayı tercih ederken geçimini zar zor sağlayanlar ise devletin iktidarı kimse onun düşüncesine göre eğitim aldırmaktadır.
Ya sınavlar; bir kişinin gerçekte neye yeteneği olduğunu ölçebilecek seviyede mi?

Okuldan mezun olanların büyük çoğunluğu ise geçimini sağlamak için, aldıkları eğitim ve/veya yeteneklerinin dışında işlerde çalışmaktadırlar.

Tarikatlar ile inanç sistemine müdahale edilmektedir. Şükür ile günah ile Allah’ı seven değil Allah’tan korkan bir toplum oluşturulmaktadır.

Hastalıklar ile mücadele için olduğu öne sürülen fakat içeriğini bilmediğimiz ilaçlar, organik kendiliğinden değilde içerisine çeşitli hormonlar verilerek üretimi sağlanan sebze meyve, hayvansal gıdalar ile biyolojik sistemimize müdahale edilmektedir.

Para denen araç ile insanların alım güçlerine müdahale edilmektedir.

Parası az olan günlük yasamını idare ettirecek şekilde kazandırılırken diğer imkanlardan daha az faydalandırılmakta ve ailesi ile birlikte gelecekte de köle olarak kalması sağlanmaktadır.

Dikkat edin; patronların çoğu maaşlar konusunda ortak hareket etmektedirler.

Dünyanın en zenginlerinin sahip olduğu servete bakın; kişisel servetleri çoğu ülkenin insanlarının toplam servetinden daha fazladır.

Pareto ilkesi zaten demektedir ki; dünya gelirinin %80 ini dünya nüfusunun %20si kontrol etmektedir. Kanıtlanmıştır.

Kendilerini seçilmiş ilan edenler vasıfsız ise, yani birileri tarafından o koltuğa oturtulmuş ise, bütün ülkelerde aynı mantıkla hareket etmektedirler; kendi adamlarını çeşitli oyunlarla en üst makamlara getirerek, diğer herkesi yönetecek her türlü imkanı da onlara sağlamaktadır.

…

Yani gidişat gittikçe her türlü özgürlüğe sahip efendi ile – kendini özgür zanneden ama ipi birilerinin elinde olan köle düzenine doğrudur.

Kitap bu yazı ve daha fazlasını güzel bir kurgu ile okurlarına aktarmaktadır.

Hatırlatmak isterim ki 1900erde yazılmış ve geleceği öngördüğü için başyapıt niteliği kazanmıştır.

Bir Ömür Nasıl Yaşanır, İlber Ortaylı

İlber Ortaylı

Yaşayan tarih

Kitaplarını okuduğum, söyleşilerini dinlediği kadarı ile ağzına geleni esirgemeyecek derecede kendinden emin birisi

Bir konuda soru sorulduğunda cevap için o konu ile ilgili diğer dallarda bilgi varsa o dallardan da bilgiler veren bir bilgi hazinesi

Bakanlık Danışmanı olduğunu biliyorum ama, bence çok eskilerden Milli Eğitim veya Kültür ve Turizm Bakanlığı görevleri verilmeliydi

Türkiye olarak durumumuz ortada; dünya tarihinin başlangıcının ve geleceğinin yazıldığı topraklardayız ama halimiz içler acısı

…

Bu kitaptan benim alıntıladığımı söyleyeyim:

  • Berbat bir eğitim sistemimiz var, insanın gelişmesi için eğitim şart, iyi eğitim için ya iyi bir öğretmen ile karşılaşacaksınız, ya iyi bir öğretmeni siz bulacaksınız. (ilki şans ikincisi genelde para gerektiriyor)
  • Çocuklar kendi yeteneklerine göre değil genelde ailelerinin hayallerine ulaşmaya veya en fazla kazancı olan mesleklere ulaşmaya çalışmaktalar ki bu durum insanın geleceğinin kalitesizliğe sürüklüyor yeteneğine göre meslek sahibi ol ama, en iyisi ol, parmakla gösterilen ol, örnek alınan ol, ilham alınan ol kendinden başka hiç kimseye olmaya kalkışma
  • Oku, izle, araştır, bilgi sahibi ol, sahip olduğun yer ile asla yetinme

Körlük, Jose Saramago

Allah’a şükür görüyoruz

Keşke kör olsaydım da görmeseydim dediğimiz şeyleri de görüyoruz

Ya hiç bir şeyi görmeseydik

Hiç beklemediğiniz anda gözlerinizin hiç bir şey görmemeye başladığını düşünün

Kapatın gözlerinizi ve o ana kadar görerek yaptığınız şeyleri yapmaya çalışın

Ne yapıyorsunuz?

Nasıl yapıyorsunuz?

Bu nimet boşuna verilmedi

Ya gören körlere ne demeli

Kötülüğü gördüğü halde göz yumanlara

Gördüğü halde körmüş gibi davranarak hiç bir şey yapmayanlara ne demeli

Görenlerin görevi körlere destek olup doğru yere götürmek değil mi

Peki görenler, neden tek başınayken sürüden ayrılan koyundan farkı olmayan körü, kurtlara teslim ediyor?

Ben ikimize de göz olurum demek ve dediğini yapmak sadece peygamberlerin görevi mi!