Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,
Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin çıkarılarak yerine “Milli Mücadele” kavramının kullanılacağını açıkladı.
Bizde uzatmadan diyoruz ki;
Kurtuluş Savaşı’na Kurtuluş Savaşı denir
NOKTA!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,
Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin çıkarılarak yerine “Milli Mücadele” kavramının kullanılacağını açıkladı.
Bizde uzatmadan diyoruz ki;
Kurtuluş Savaşı’na Kurtuluş Savaşı denir
NOKTA!
Şartlar çok kötü olabilir…
Durum nereden bakılırsa her açıdan alehyte görünebilir…
İşin içinden nasıl çıkılabilir diye düşünen ekabirler bir umut kıvılcımı dahi gösteremiyor olabilirler…
Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanları işte böyleydi. Atalarının savaş meydanlarında en önde gittiğini unutan padişahlar, şatafatlı saraylarda, kendi hallerinde; atalarından kalan toprağın peyderpey düşmanların eline geçerken, halk açlıktan fakirlikten düşmanın zulmü altında ezilirken… yaşamlarını kendi çıkarları doğrultusunda anlaşmalara imzalar atarak sürdürmekteydiler.
Bu şartlarda bir sürü vatansever “vatan için ne yapabiliriz” diye sorular sorup zaman kaybetmekte iken Mustafa Kemal çoktan vatanın kurtuluşu için çalışmaya başlamıştı. Bu çalışma vatanın bağımsızlığı için düşünen diğer bir sürü insanı bir araya getirmiştir.
Saraylarda değil cephede, savaşan insanlarla birlikte mücadelesini sürdürmüştür. Sıfıra inen Osmanlı İmparatorluğu topraklarından, Türkiye Cumhuriyeti’ni elimizde tutarak bize yurtluk olmasını sağlamıştır.
Bazıları nefret edebilir, karşıda çıkabilir ama Mustafa Kemal Atatürk; Mete Han ne ise, Alp Arslan ne ise, Osman Bey ne ise, Çelebi Mehmet ne ise, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, 2. Mahmut… ne ise odur. Yani Türk tarihimizin önemli komutanları ile aynı seviyededir.
Yok efendim şöyle yapmış, böyle davranmış, nasıl yaparmışmış falan gibi, aslı astarı olmayan iddialar ortaya atarak Mustafa Kemal’i tarih sahnesine gömmeye çalışanlar günümüzde sayıca artmış vaziyettedir ama siyasi olarak yaşanılan her buhran, her defasında O’nun yaptıklarının doğruluğunu ispat etmektedir.
Bu yüzden İslam ve Türk tarihindeki her önemli şahsiyet gibi Mustafa Kemal Atatürk’ü de iyi öğrenmek gerekmektedir.
Bu kitapta, önemli tarihçimiz İlber Ortaylı, kendine has üslubu ile Mustafa Kemal Atatürk’ü, içinde yaşadığı şartlar ile birlikte anlatmaktadır.
Bu kitap “Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda” Stephen King kitapları kadar gerici korkutucu, kitabın yazarı “Yılmaz Özdil” ise Agatha Christie’nin esrarengiz olayların üzerindeki sır perdesini ortadan kaldıran dedektif karakteri Hercule Poirot gibi.
Bu kitabın en ürkütücü tarafı; içinde yazanlar gerçek!
Okunması lazım, okutulması lazım özellikle de “alternatifi mi var mı ki, en azından Müslümanlar” diyerek, söylediklerinin/yaptıklarının, başka bir gün söylediğini/yaptığını sanki başkası yapmış gibi davranmasına rağmen, hepsinin doğru olduğuna inandıkları iktidar partisinin taraftarlarına…
Onlar bilgi sahibi olacakları bu tür şeylere para vermezler alın hediye edin! Ama onlar okumazlar da; Müslümanlığın kitabını anlayacakları dilden nasıl okumuyorlarsa ya da okusalar da Kuranı Kerimi nasıl işlerine geldiği gibi anlıyorlarsa işte o yüzden.
Ama yine de belki bir kaç tane doğruya önem veren kalmıştır aralarında. Denemeye değer.
Ama çocuklara okutun. Okullarda artık tarih diye safsatalar okutulmaya başlamadan önce bu kitabı okutun. Başka darbeler hakkında ahkam keserken yakın tarihin en büyük darbesinin sessiz sedasız yalanlarla dolanlarla nasıl yapıldığını öğrensinler.
Kitabı, yarısındayken bırakmak istedim çünkü; din maskesi altında şeytanların nasıl işler çevirdiğini gördüm. Ama daha neler yapmışlar diye devam ettim…
Bu kitap Türkiye’yi yönetenlerin sahip oldukları makamın yetkisini kendi çıkarlarına göre kullanarak minarelerine nasıl kılıf hazırladıklarını gözler önüne seriyor.
İktidar partisi, kendisine sadakati tescillenmiş ortaklarından öyle güzel bir saadet zinciri kurmuş ki; bu saadet zincirini bozmayı bırakın bozmak şüphesi içerisinde olan kim varsa ortadan kaldırmak için o kişinin geçmişine, kariyerine, gözünün yaşına bakmıyor.
Milyonlarca şehidin akan kanı ile düşman unsurlardan temizlenerek bağımsızlığını kazanan, Müslümanlığın İslamiyete layık yaşanası bir yer haline getirilen Türkiye’mizin bariz tuzaklara bilerek düşürüldüğü duruma o kadar sinirlendim ki gözlerimden yaş geldi.
İnsanın başına, vatan toprağının başına ne gelirse cehaletten gelir.
O kadar cahil insanımız var ki!
…
Mutlaka okuyun.
Mutlaka okutun.
Mutlaka öğrenin.
Mutlaka öğretin.