Mustafa Kemal

Mustafa Kemal, Yılmaz Özdil

Kusurları yok muydu?

Tabi ki vardı; Nihayetinde insandı!

Ama Hz. Muhammed’in (Allah’ın selamı O’nun üzerine olsun)  istediği türden bir insandı…

Öyle yaşadı öyle de öldü.

O’nu araştırıp O’nu tanırsanız; Müslüman insanın davranışları ile çelişen bir yanını göremezsiniz…

O’nu araştırıp O’nu tanırsanız; O yaşarken Türkiye’nin neden o kadar ileri seviyeye çıktığını, O’ndan sonra ve özellikle son yıllarda neden bu hallere düştüğümüzü anlarsınız…

O’nu araştırıp O’nu tanırsanız; her şeyi elde edebilecek birisi iken her şeyini feda eden birisi olduğunu bilirsiniz…

O’nu araştırıp O’nu tanırsanız; O’nda insanın yaradılış gayesinin tanımını görürsünüz…

…

O’nun hakkında atıp tutarken önce kendinize bakınız;

O’nun hakkında atıp tutmadan önce onu tanıyınız sonra konuşunuz dedikoduya düşmeyiniz günah işlemeyiniz

Atam izindeyiz demek kafirlik değildir!

Bismillah deyip, Peygamberin (Allah’ın selamı O’nun üzerine olsun) izinde olduğunu söyleyenlerin Kuranı Kerim’e aykırılıklarını görmüyor musunuz?

Mustafa Kemal hiç bir zaman kendini yüceltmedi,

O’nu, yaptıklarını – faydalarını bilenler yüceltti; hak ediyordu!

Şimdiki sözde liderleri görüyoruz; en basitinden başkaları için kaderden bahsederken, kendileri için şatafatı – tedbiri elden bırakmıyorlar ama Nemrut un da beynini kalın surlar içerisinde bir sinek yeyip bitirmedi mi?

Yılmaz Özdil’den harika bir içimizden biri Atatürk biyografisi.

Mustafa Kemal, Yılmaz Özdil, Arka Kapak

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İlber Ortaylı

Şartlar çok kötü olabilir…

Durum nereden bakılırsa her açıdan alehyte görünebilir…

İşin içinden nasıl çıkılabilir diye düşünen ekabirler bir umut kıvılcımı dahi gösteremiyor olabilirler…

Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanları işte böyleydi. Atalarının savaş meydanlarında en önde gittiğini unutan padişahlar, şatafatlı saraylarda, kendi hallerinde; atalarından kalan toprağın peyderpey düşmanların eline geçerken, halk açlıktan fakirlikten düşmanın zulmü altında ezilirken… yaşamlarını kendi çıkarları doğrultusunda anlaşmalara imzalar atarak sürdürmekteydiler.

Bu şartlarda bir sürü vatansever “vatan için ne yapabiliriz” diye sorular sorup zaman kaybetmekte iken Mustafa Kemal çoktan vatanın kurtuluşu için çalışmaya başlamıştı. Bu çalışma vatanın bağımsızlığı için düşünen diğer bir sürü insanı bir araya getirmiştir.

Saraylarda değil cephede, savaşan insanlarla birlikte mücadelesini sürdürmüştür. Sıfıra inen Osmanlı İmparatorluğu topraklarından, Türkiye Cumhuriyeti’ni elimizde tutarak bize yurtluk olmasını sağlamıştır.

Bazıları nefret edebilir, karşıda çıkabilir ama Mustafa Kemal Atatürk; Mete Han ne ise, Alp Arslan ne ise, Osman Bey ne ise, Çelebi Mehmet ne ise, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, 2. Mahmut… ne ise odur. Yani Türk tarihimizin önemli komutanları ile aynı seviyededir.

Yok efendim şöyle yapmış, böyle davranmış, nasıl yaparmışmış falan gibi, aslı astarı olmayan iddialar ortaya atarak Mustafa Kemal’i tarih sahnesine gömmeye çalışanlar günümüzde sayıca artmış vaziyettedir ama siyasi olarak yaşanılan her buhran, her defasında O’nun yaptıklarının doğruluğunu ispat etmektedir.

Bu yüzden İslam ve Türk tarihindeki her önemli şahsiyet gibi Mustafa Kemal Atatürk’ü de iyi öğrenmek gerekmektedir.

Bu kitapta, önemli tarihçimiz İlber Ortaylı, kendine has üslubu ile Mustafa Kemal Atatürk’ü, içinde yaşadığı şartlar ile birlikte anlatmaktadır.