İlber Ortaylı

Yakın Tarihin Gerçekleri, İlber Ortaylı

Tarih; sosyal medyada, bir cümlede anlatılabilecek, bir cümleden anlaşılabilecek bir tane olaydan ibaret değildir.

Tarih; başlangıcı, gelişimi, sonuçları, nelerden tetiklendiği, neleri tetiklediği olaylarının bir harmanıdır.

Tarih; zamanının şartları ile değerlendirilmelidir.

Tarih; çeşitli tarihçilerden bütün detayı ile okumalıdır.

Siyasetçilerin, taraflı tarafsız tarihçileri bir araya getirmesi, atılacak adımlarda onların bilgisine danışması sağlıklı olacaktır.

Çünkü güçlü ülkelerin politikası değişmez, ama zayıf ülkeler rüzgarda dalından kopacak sonbahar yaprakları gibidir.

İlber Ortaylı, Yakın Tarihin Gerçekleri kitabında, birikimini okuyucusuna aktarmayı başarıyor…

Okudukça, neden bu hallerdeyiz daha iyi anlayacaksınız!

Bir Ömür Nasıl Yaşanır, İlber Ortaylı

İlber Ortaylı

Yaşayan tarih

Kitaplarını okuduğum, söyleşilerini dinlediği kadarı ile ağzına geleni esirgemeyecek derecede kendinden emin birisi

Bir konuda soru sorulduğunda cevap için o konu ile ilgili diğer dallarda bilgi varsa o dallardan da bilgiler veren bir bilgi hazinesi

Bakanlık Danışmanı olduğunu biliyorum ama, bence çok eskilerden Milli Eğitim veya Kültür ve Turizm Bakanlığı görevleri verilmeliydi

Türkiye olarak durumumuz ortada; dünya tarihinin başlangıcının ve geleceğinin yazıldığı topraklardayız ama halimiz içler acısı

…

Bu kitaptan benim alıntıladığımı söyleyeyim:

  • Berbat bir eğitim sistemimiz var, insanın gelişmesi için eğitim şart, iyi eğitim için ya iyi bir öğretmen ile karşılaşacaksınız, ya iyi bir öğretmeni siz bulacaksınız. (ilki şans ikincisi genelde para gerektiriyor)
  • Çocuklar kendi yeteneklerine göre değil genelde ailelerinin hayallerine ulaşmaya veya en fazla kazancı olan mesleklere ulaşmaya çalışmaktalar ki bu durum insanın geleceğinin kalitesizliğe sürüklüyor yeteneğine göre meslek sahibi ol ama, en iyisi ol, parmakla gösterilen ol, örnek alınan ol, ilham alınan ol kendinden başka hiç kimseye olmaya kalkışma
  • Oku, izle, araştır, bilgi sahibi ol, sahip olduğun yer ile asla yetinme

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İlber Ortaylı

Şartlar çok kötü olabilir…

Durum nereden bakılırsa her açıdan alehyte görünebilir…

İşin içinden nasıl çıkılabilir diye düşünen ekabirler bir umut kıvılcımı dahi gösteremiyor olabilirler…

Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanları işte böyleydi. Atalarının savaş meydanlarında en önde gittiğini unutan padişahlar, şatafatlı saraylarda, kendi hallerinde; atalarından kalan toprağın peyderpey düşmanların eline geçerken, halk açlıktan fakirlikten düşmanın zulmü altında ezilirken… yaşamlarını kendi çıkarları doğrultusunda anlaşmalara imzalar atarak sürdürmekteydiler.

Bu şartlarda bir sürü vatansever “vatan için ne yapabiliriz” diye sorular sorup zaman kaybetmekte iken Mustafa Kemal çoktan vatanın kurtuluşu için çalışmaya başlamıştı. Bu çalışma vatanın bağımsızlığı için düşünen diğer bir sürü insanı bir araya getirmiştir.

Saraylarda değil cephede, savaşan insanlarla birlikte mücadelesini sürdürmüştür. Sıfıra inen Osmanlı İmparatorluğu topraklarından, Türkiye Cumhuriyeti’ni elimizde tutarak bize yurtluk olmasını sağlamıştır.

Bazıları nefret edebilir, karşıda çıkabilir ama Mustafa Kemal Atatürk; Mete Han ne ise, Alp Arslan ne ise, Osman Bey ne ise, Çelebi Mehmet ne ise, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, 2. Mahmut… ne ise odur. Yani Türk tarihimizin önemli komutanları ile aynı seviyededir.

Yok efendim şöyle yapmış, böyle davranmış, nasıl yaparmışmış falan gibi, aslı astarı olmayan iddialar ortaya atarak Mustafa Kemal’i tarih sahnesine gömmeye çalışanlar günümüzde sayıca artmış vaziyettedir ama siyasi olarak yaşanılan her buhran, her defasında O’nun yaptıklarının doğruluğunu ispat etmektedir.

Bu yüzden İslam ve Türk tarihindeki her önemli şahsiyet gibi Mustafa Kemal Atatürk’ü de iyi öğrenmek gerekmektedir.

Bu kitapta, önemli tarihçimiz İlber Ortaylı, kendine has üslubu ile Mustafa Kemal Atatürk’ü, içinde yaşadığı şartlar ile birlikte anlatmaktadır.