Son Yazılar

Kalbin Anahtarı, Aşkım Kapışmak

Geçmişe takılıp bugünü yaşayamıyoruz, gelecek için hayaller kuruyoruz ama bugünü boş vererek geçiştiriyoruz.

Gelecekte ne olacağımız ya da hayallerimizi gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimiz bizim kendi içimizde saklı, öncelikle cevap vermemiz gereken soru; biz kimiz?

Eğer kim olduğumuzu bilirsek, Allah’ın bizi yaratma amacına da bir nebze yaklaşmış oluruz ve bu durumda:

Geçmişte yaşadıklarımız bizim için tecrübe olur,

Gelecek için ise gerçekçi gerçekleşebilecek hayaller kurarız.

Bunlar kısaca kitaptan benim çıkarımlarımdır. Şimdide size Aşkım KAPIŞMAK’ın Kalbin Anahtarı adlı bu kitabını daha keyifli okumak için tüyo vereyim;

Önce kitabın sol tarafındaki konu kısmını okuyun, sağ tarafta Aşkım KAPIŞMAK’ın yorumuna bakmadan kendi yorumunuzu yapın ve daha sonra Aşkım KAPIŞMAK’ın  yorumunu okuyarak kendinizle karşılaştırın.

kalbin anahtarı, aşkım kapışmak

Yeni Dünya, Sabahattin Ali

Sabahattin Ali’nin öyküleri, diğer çoğu öykücü’nün öyküsünden alıştığımız şekilde değil! Öyle güzel tasvirlerde bulunuyor ki Sabahattin Ali, gerçek hayattan örneklediği karakterlerinin yaşadığı talihsiz olayların mutlu son ile sonlanacağını hafızalarınızda canlandırıyorsunuz, heyecanlanıp kalbinizin atışı hızlanmış ve adrenalin bütün vücudunuza yayılmış kendi yazdığınız öykü devamının mutlu sonu ile karşılaşmayı beklerken… karakterleri kendi bahtsız dünyalarının acımasız sonuna teslim ediyor…

Sabahattin Ali’nin gerçek hayattan canlandırdığı karakterlerde, Anadolu insanının kendi yakın çevresine yufka yürekli davranış sergilerken dış kapının mandallarına ne kadar acımasız olduğunu…

Daha bir kaç on yıllık yaşında olan, emekleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin Anadolu’daki memurlarının; makamlarının yetkilerini nasıl suistimal ettiklerini görebiliyorsunuz.

Şimdiki zamanda da karşılaşabileceğiniz gerçek hayattan karakterlerle Sabahattin Ali, öykülerine edebiyat ödülü almış dünyaca ünlü yazarların kitaplarındaki gibi canlılık katıyor ve tabiri caizse öykülerini bir nefeste okutuyor…

Ağlatan Kitap

Korku/Gerilim türü olarak lanse edilen bir filmi izlediğimde ya da kitabı okuduğumda, bu eserin lanse edilen türe uygunluğunu bana veren işaret, benim veya çevremdeki birisinin bunu yaşayabilecek olasılığının olmasıdır. Eğer gerçek dünyada hiç gerçekleşmeyecek bir olay veya karakter barındırıyor ise o film ya da kitap beni ne korkutur ne de gerer. Bu şey eğer kitap ise benim gözümde istediğim hazzı alamadığım sayfasında bıraktığım bir kara kalem çalışması ya da film ise de sıkıldığım anda izlemekten vaz geçtiğim bir çöp yığınında başka bir şey değildir.

…Öyle bir yer geliyor ki, insanları dokunuşuyla ağlatan bir kadına inanıp inanmadığınızı düşünmekten daha çok, o kadının size dokunup dokunmak istemediğini düşüneceksiniz. Öyle bir yere gelecek ki tetiği çekip çekmemek sizin inisiyatifinizde zannedeceksiniz. Ve sonunda nerede uyanmak istediğinize siz karar vermek isteyeceksiniz. Diyor kitabının tanıtımı için Erol ÇELİK!

Kitabın özellikle tanıtım videosundan yazarı Erol ÇELİK’ in yaşatmak istediği gerilimi bana yaşatacağı hissini aldım, bir de okuyalım bakalım satış için makyajlanmış sadece bir reklam mıymış yoksa gerçek miymiş?

http://www.erolcelik.net/