devrim

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan Kurtarılabilir miydi?

60lı yılların sonu 7oli yılların başı,

Köylünün, işçinin, memurun, üreticinin fakirliğe sürüklendiği,

Birilerinin köylünün, işçinin, memurun, üreticinin sırtından yine çok zengin yaşadığı,

Politikaların dışarıya bağlandığı,

Dış ülkelere imtiyazlar tanındığı yıllar…

Ununu eleyip eleğini asmışlar suspus,

Zengini görmesine rağmen fakirliğine şükredenler suspus,

Aman bana dokunmasın da; devletimiz en iyisini bilir diyenler suspus…

Gençler ise tüm ezilenler için meydanlarda,

Kurtuluş Savaşını, birileri halkı ezsin diye mi verdik?

Bu mu Cumhuriyet Yönetimi? yönetimi al, sonra da yöneteme, ama iktidarım de!

Ne kadar da bugünlere benziyor değil mi?

Koca koca adamların ülkeyi ne hale soktuğuna bakılmadı da,

20li yaşlarında gençler; karşı görüşten olanlara verilen silahlarla, kolluk kuvvetlerine verilen emirlerle öldürtüldü, yakalananlar sistemin köleleri tarafından cellatlara boğdurtuldu!

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan Kurtarılabilir miydi?

6 Mayıs 1972 akşamı bir şeyler değişebilirdi…

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın idam cezalarının infaz edileceği gece,

İnfaz kararını verenler ve uygulayacak olanlar panik havası ile acele ediyorlardı,

Tüm devrimciler yürüseydi infaz yerine,

Hangi güç engel olabilirdi, hangi silah hangi mermi yeterdi?

Değişirdi çok şey belki o gün!

Ama kölelik devrimcilere de daha ağır bastı!

Anka Kuşu, Yılmaz Özdil

Türkiye’nin içinde bizzat yaşadığımız bugünü ile Padişah Abdülhamit ve Lozan Antlaşmasının imzalandığı dönemler arasını düşünüyorum, tek fark asker askere bir savaşta değiliz, diğer tüm her şey aynı!

Osmanlı İmparatorluğu yada batılıların tabiri ile Büyük Türk İmparatorluğu sadece ismen var ama içerideki tüm imtiyazlar yabancılara tanınmış, saray ve saray yalakaları şatafatlı hayatlarına devam etmekteler…

İnsanın sinirleri geriliyor; bir kere yaşama fırsatımız olduğu hayatımızda, sadece 100 yıl sonra atalarımızın tecrübe ettiği şeyleri yeniden tecrübe ediyoruz…

Yıkılan büyük bir imparatorluğun küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyeti sadece 15 senede, kendi kendine yeten, batının yaptığından daha iyilerini yapan hatta barının örnek aldığı bir ülke konumuna geldi!

Yılmaz Özdil kitabında bunu sade bir dille anlatıyor…

Ama umutluyum; Türk insanı hep en dibi gördükten sonra aklı çark eder, yeni kahramanlar ortaya çıkartacağız ya da kahraman biz olacağız, yaptık yine yapacağız.