Azra Kohen

Günah Keçisi Azra Kohen

Azra Kohen,

Fİ, Pİ, Çİ, AEDEN (okudum), GÖR BENİ (okudum) adlı, beyaz perdeye aktarılabilecek akıcılıkta kitapların yazarı…

Türkleri, dış mihrakların ülkemizde oynadığı oyunlar hakkında bilgilendirmeye ve karşı durmaya çalışan aydın kişi…

İsrail Filistin savaşında yaşananlar hakkında, kendi araştırmaları sonucu yaptığı yorumlardan, kendisinden nefret edilmesini sağlayacak cümlelerin, üstüne üstlük çarpıtılarak sosyal medyada troller tarafından çokça paylaşılması ile itibar suikastine uğradı…

Bu yazıyı yazmaya başladığımda da kontrol ettim, Türkiye’deki internet satış mağazalarından kitapları kaldırıldı.

(Aramızda kalsın amazon.com.tr’de satılıyor)

Bunu yapanlar sözde Filistin’i destekleyen, İsrail’e karşı olan ama ekranın dışında bir şey yapmayan klavye delikanlıları…

Klavye delikanlıları işlerini iyi biliyor;

Azra Kohen ismi değerli, arama motoru algoritmaları değerli isimleri öne çıkartır,

İsrail Filistin savaşı da herkesin gündeminde, güncel ve üstüne üstlük hassas bir olay olduğundan bu da algoritmaların takibinde…

Üstüne bir de Azra Kohen’in soyadını aldığı kocası Yahudi olunca al sana tam saldırılacak insan tipi!

İsim + olay + içerik + hashtag (#) ler  ile sosyal medyada bir numaralı takipçi elde etme yöntemi gerçekleştirilmiş oldu.

Azra Kohen’in itibarının ne olacağı, diğerleri için hiç önemli değil.

Daha çok takipçi, daha çok reklam, daha çok para…

Adeta günah keçisi ilan edildi.

Dersiniz Azra Kohen = Netanyahu, Netanyahu’nun üzerine bu kadar gittiklerini zannetmiyorum!

Yav Azra hanım; böyle hassas dönemlerde bazı insanların size sırf eşinizden dolayı sataşacağını sizin kestirmeniz gerekirdi, sizin üzerinizden prim yapmalarına neden fırsat verdiniz?

Evet, her şeyi dobra dobra söylediniz ama bizim insanımızın çoğu kitabın tamamını okumuyor ki; KİTUP uygulaması gibi, birisinin çıkardığı özeti okuyan veya dinleyen, okuduğunu veya dinlediğini de işlerine nasıl gelirse öyle anlayan insanlar…

Öylede oldu!

Türkiye’de yaşayıp, ben Türk’ün diyen bir sürü insandan daha fazla Türkiye’ye faydası olan Yahudiler yok mu?

Var tabi ki ama insanımız Filistin’e gidip çarpışma yüreği olmadığından içindeki insanlara saldırıyorlar işte…

Hatırınızdadır, alkışlamak yerine Nobel Edebiyat Ödülü alan Orhan Pamuk’a da demediklerini bırakmamışlardı!

Yeni kitaplarınızı dört gözle bekliyorum.

Saygılarımla…

Azra Kohen’in savunması:

Aeden, Akilah, Azra Kohen

İnsan görünümlü olarak doğuyoruz.

Bir amacımız var.

Yaradan boşuna yaratmaz.

Ama hayat mücadelesinde, sadece aylık geçimini sağlayacak para için tüm gücü alınan, başka hiç bir şeye zaman ayıramayacak, sesini çıkaramayan, çünkü kovulunca yerini bir başkasının itiraz etmeden hemen dolduracağı, patronların kölesi işçilere dönüşüyor çoğumuz.

Çok azımız yaradılışına uygun cesurca hareket ediyor ama arkadan destek gelmeyince, bir de algı ile terörist ilan edilince, algısı kapalı kölelerde terörist deyince gürültüden ibaret kalıyor haklı haykırışlar…

Ama daha önceleri başarmıştık!

Şimdi neden başarmayalım?

Azra Kohen’den, okuyucusuna, ne için yaratıldığını, ama şimdi ne yaptığını sorgulatan,

Yeni dünya düzeninin kazananlarının nasıl kazandığını, kaybedenlerinin nasıl kaybettiğini çok güzel özetleyen,

Ufuk açıcı harika bir kitap.

Kitabın ilk sayfalarından sıkılabilirsiniz ama devam edin…

Kitaptan benim aldığın notlar:

  • Evrende tesadüf diye bir şey yoktur.
  • Bir canın acısından zevk alan birinin yaşama hakkı yoktur.
  • Bir şeyin en güçlü olduğu yer, merkez, aynı zamanda o şeyin en zayıf noktasıdır.
  • Korkunun olduğu yerde taraflar ancak var olabilir.
  • Verdiğiniz savaştan eminseniz pes etmeyin. Önce pes eden kaybeder.
  • Uyanışta olan bir organizmik bütünlükte ilk elenenler, uyanışı engellemek isteyenlerdir.
  • Bir varlığa seçenekleri olduğunu, hayatın olasılıklar içinde var olduğunu göstermek onu özgürleştirmektir.
  • Sahip olmanın ilk koşulu, kültürü ayrıştırmak ve ayrışımdan kaynaklanan o karmaşanın içinde halkın vergileriyle hayat verdikleri kurumların başkalarının eline geçmesiyle başlar…
  • Deneyimi engelleyen, dönüşüme itiraz eden, varoluşu hak edemez.
  • Kaderinin efendisi ol.
  • Olmaktan, doğmaktan, düşünmekten yoksunma.
  • Gerçeğin korunaklı katmanlarını aşabilenleri devrimler ve keşfedilmemiş fikirler bekler. O yüzden size dikte edilmeye çalışılan bilgilere mahkum olmayın. Bilginin hep daha fazlasını hep nedenini isteyin, sorgulayın.
  • Asla umudunu yitirme; isterse kış olsun; güneş var olduğu sürece, ışık var olmaya, en karanlık günde bile güneş doğmaya devam edecektir.
  • Bilincin ne kadarsa, anlayışın, fark edebildiklerin de ancak o kadardır.
  • Bir şeyi korumak için harekete geçmiş insanları susturmanın en iyi yolu, onların ruhlarına şüphe düşürmektir. Korumaya geçmiş birini, koruduğu konuda paranoyak hissettirebilmek, koruma kalkanında açılan ilk gedik gibidir.
  • Reverse Psychology: İnanılan şeyi beceriksiz bir şekilde savunarak kişiyi inandığı şeyin tam aksine inanmaya gizliden teşvik etmek.
  • Devletin planları ile halkın ihtiyaçları çelişmemelidir.
  • Hayatın yanında olabilmek için kendi hayatını feda etmeye hazır insanlara ya da hayatı umursamamayı önemsizleştirecek enginlikte, hayata hükmedebilen adamların emirlerine saygı göstermek? Doğrusu hangisidir? İşte bütün mesele bu!
  • Doğru teşhis, her karanlığın güneşidir.
  • İğrençliğin, toplumun normali olması engellenmelidir.
  • Yaptığı şey ne kadar düşüncesizce yapılmış olursa olsun doğru olanı yapan birine kızılmaz.
  • Doğru olanı yaptığın için özür dilenmez.
  • Egemenlik verilmez alınır.
  • Yetki, kayıtsız şartsız milletindir. Kimdir millet? İnsandır, halktır! Bankalar, markalar ve onların uşağı olmuş politikacılar değildir millet. Bu dünyada gördüğümüz pislikleri millet yapmıyor, sadece parçası olmak zorunda kalıyor. Müdahale edemediğimiz, çarklarından kurtulamadığımız bir mekanizma kurmuşlar, biz içine doğuyoruz ve bu mekanizmanın yakıtı gibi hepimiz harcanıyoruz. Mekanizmanın içinde tüm değerlerimiz ile birlikte yok oluyoruz. Nasıl insan olunur artık bilmiyoruz bile.
  • Birisi için ölmeyin. Hepimiz için yaşayın. Savaşımızda, ölümlere değil yaşatılmışlıklara ihtiyacımız var. Çünkü yaşamı destekleyebildiğimi kadar zafere yakın olacağız.
  • Korku, korkakların sopasıdır. Saygı cesaretin suyudur.
  • Gücün nedir? Etrafına saldığın korku mu? Etrafında uyandırdığın saygı mı?
  • Hayat hepimizden daha akıllıdır. Bize, sadece ihtiyaç duyduğumuz deneyimleri sunar. Deneyimin içinde kaybolabilir ya da ona sahip olabiliriz. Seçim bizim. Zamanı gelince.
  • Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına emin olduğunda, hiçbir şeyin bilindiği gibi olmadığını keşfetmeye başlarsın.
  • Tuhaflıklarımız üstünlüğümüz olabilir. Kendimize emek vermeden bilemeyiz.
  • Deneyimin bekaretini bozmak, bir insana yapılacak en kötü şeydir. Hayatı başkasından dinlemek yerine herkes kendisi keşfetmelidir.

Gör Beni, Akilah, Azra Kohen

Azra Kohen’in Gör Beni kitabı, yaklaşık 600 sayfa olmasına rağmen, o kadar akıcı bir dil ile yazılmış ki; bir sonraki cümleyi, paragrafı, sayfayı merak ettirerek kısa sürede kendini okutturuyor…

Azra Kohen, “Gör Beni” diyerek, Bir insanın ve bir ulusun doğru düşüncelere ulaşıp, doğru adım atması; farklı düşüncelere de “ya doğruysa” diye ifade hakkı tanıması ile mümkün olabileceğini ispatlamaya çalışmıştır.

Kitaptan notlar:

  • Bir şey ancak onu her şeye rağmen korursan değerlidir.
  • Etrafında olan oyunu fark etmeden savaşa giren, sadece kendisi ile savaşır.
  • Bir nesli yok etmek beş sene sürüyor beş nesli bitmiş bir kültür teslimdir.
  • Kadınlarla yaşamak duyguların dört mevsimini bir güne sığdırmaktır.
  • Toplumları halk yapan şey ortak geçmişleridir. Ortak geçmişlerinin yeniden yazabilirsen onları istediğin yere güdebilirsin. Eğer nereden geldiklerini bilmezlerse, gittikleri yerin daha iyi mi, kötü mü olduğunu ölçemezler. Ölçümün olmadığı yerde şikayet olmaz, .sorumlu aranmaz. Güdersin.
  • İlk insanlık belirtisi: Kendimizden başka bir canın iyiliği için hayata yalvardığımızda doğar.
  • Kutuplaşma sonucu birlik duygusunu kaybetmiş insanlar güçlü bir ülke kuramazlar.
  • Koruyacak değerleri olanlar daima hazırdır.
  • Acizler için imkansız, korkaklar için inanılmaz gözüken şeyler, kahramanlar için idealdir.