Mutluluğu Yanlış Yerde Arıyor Olabilir misin? Einstein’ın Bu Sözü Çok Şey Anlatıyor

“Mutlu olmak istiyorsan, hayatını bir amaca bağla; insanlara ya da eşyalara değil.”

— Albert Einstein

Genç bir adam yıllarca mutlu olmanın peşinden koştu.

Önce iyi bir iş bulursa mutlu olacağını düşündü.

İyi bir işi oldu.

Sonra daha çok para kazanırsa mutlu olacağını düşündü.

Daha çok para kazandı.

Sonra insanların takdirini kazanırsa mutlu olacağını düşündü.

Takdir de gördü.

Ama her hedefe ulaştığında içindeki boşluk kısa süre sonra geri dönüyordu.

Bir gün yaşlı bir bilgeye gitti ve sordu:

“Hayatımda birçok şeyi elde ettim ama neden hâlâ eksik hissediyorum?”

Bilge gülümsedi.

Elindeki feneri yaktı ve şöyle dedi:

“Çünkü sen ışığı kendine tutuyorsun.”

Genç adam şaşkınlıkla baktı.

Bilge devam etti:

“İnsan sadece kendisi için yaşadığında bir süre sonra yorulur. Ama kendinden daha büyük bir amaca hizmet etmeye başladığında, hayatına anlam gelir.”

O gün genç adam ilk kez mutluluğun bir şeylere sahip olmakta değil, bir amaca sahip olmakta saklı olduğunu anladı.

İnsanlar çoğu zaman mutluluğu;

  • para kazanmakta,
  • daha iyi bir evde yaşamakta,
  • daha güzel bir arabaya sahip olmakta,
  • başkalarının takdirini görmekte arar.

Bunların hiçbiri kötü değildir.

Ancak hepsi geçicidir.

Çünkü koşullar değişir.

İnsanlar değişir.

Eşyalar eskir.

Ama anlamlı bir amaç, insanın zor zamanlarda bile ayakta kalmasını sağlar.

Amaç sahibi insanlar sadece yaşamazlar.

Neden yaşadıklarını da bilirler.

Mutluluk bazen daha fazlasını elde etmekte değil,

daha büyük bir anlamın parçası olmaktadır.

Çünkü insanı gerçekten tatmin eden şey;

sahip oldukları değil,

hayatına verdiği yöndür.

Bugün sahip olduğun her şey elinden gitse bile, seni sabah yataktan kaldıracak bir amacın kalır mı?

Kaybetmekten Korktuğun İçin Mi Başlamıyorsun? Bu Söz Gerçeği Yüzüne Vuracak

“Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey denemeyen insandır.”
– Albert Einstein

Bir genç düşün…

Yeni bir iş kurmak istiyor.
Fikri de var, yeteneği de…

Ama sürekli aynı şeyi düşünüyor:

“Ya başarısız olursam?”

Bu düşünce yüzünden:

  • plan yapıyor ama başlamıyor
  • araştırıyor ama risk almıyor
  • hayal kuruyor ama hareket etmiyor

Çünkü hata yapmaktan korkuyor.

Bir gün çok önemli bir şeyi fark ediyor:

Hayatındaki en büyük pişmanlıkların çoğu,
başarısız olduğu anlardan değil…

Hiç denemediği şeylerden oluşuyor.

O gün küçük de olsa ilk adımı atıyor.

Ve zamanla şunu anlıyor:

Başarısızlık insanı bitirmiyormuş.

Ama korku, insanı olduğu yerde tutuyormuş.

Psikolojide buna başarısızlıktan kaçınma davranışı (failure avoidance) denir.

İnsan beyninin amacı çoğu zaman başarılı olmak değil,
riskten korunmaktır.

Bu yüzden beyin:

  • ertelemeyi
  • bahane üretmeyi
  • güvenli alanda kalmayı

daha güvenli görür.

Ama gelişim, tam da o korkunun başladığı yerde oluşur.

Hata yapmak seni başarısız yapmaz.

Hiç denememek seni başarısız yapar.

Çünkü kaybedilen çoğu savaş,
aslında hiç girilmeyen savaşlardır.

Bugüne kadar sırf başarısız olmaktan korktuğun için başlamadığın,

Bir başkasının yaptığını gördüğün ve “ben bunu düşünmüştüm” diye pişman olduğun bir şey oldu mu?