
Kariyer Başlangıcında Yapılan Hatalar Neler?
Kariyer başlangıcında yapılan hatalar, çoğu zaman yetenek eksikliğinden değil, yanlış beklentilerden doğar. İlk yılları daha bilinçli kurmanın yolları.
İlk iş gününde çoğu insanın zihninde benzer bir senaryo vardır: Kendini kısa sürede kanıtlayacak, dikkat çekecek, doğru insanlarla tanışacak ve birkaç yıl içinde “iyi bir yerde” olacaktır. Gerçek hayat ise çoğu zaman daha dağınık ilerler. Yanlış verilen bir e-posta, bitmeyen bir toplantı, beklenen takdirin gelmemesi, anlam verilemeyen bir yönetici tavrı… Kariyer başlangıcında yapılan hatalar da genellikle bu dağınıklığın içinde doğar.
Mesele genç, deneyimsiz ya da yeterince hırslı olmamak değildir. Asıl mesele, kariyerin ilk yıllarını bir sınav sonucu gibi görmektir. Oysa ilk yıllar, kim olduğundan çok nasıl çalıştığını, neyi öğrenmeye açık olduğunu ve zorluk karşısında nasıl davrandığını gösterir. Bir işe girmek kariyerin başlangıcıdır; kendine ait bir çalışma karakteri kurmak ise daha uzun bir iştir.
Kariyer başlangıcında yapılan hatalar neden tekrar eder?
Çünkü okuldan iş hayatına geçerken başarı tanımı değişir. Okulda doğru cevabı vermek, sınavı geçmek ve bireysel performans öne çıkar. İşte ise bazen doğru cevaptan önce doğru soruyu sormak gerekir. Bazen de çok iyi yaptığın bir iş, zamanında paylaşılmadığı veya ekipte karşılık bulmadığı için görünmez kalır.
Bu geçiş, birçok kişiyi gereksiz bir telaşa sürükler. Her şeyi hemen bilmek, her görevi kusursuz yapmak, herkese kendini sevdirmek istenir. Fakat acele, öğrenme isteğinin kılığına girmiş olabilir. İnsan hızlı görünmeye çalışırken derinleşmeyi erteler.
Kariyerinin başında olan bir çalışan için hata, çoğu zaman yanlış karar vermek değildir. Aynı yanlış düşünce biçimini fark etmeden tekrar etmektir.
1. İlk işi, kimliğinin nihai kararı saymak
İlk iş önemlidir, ama insanın bütün potansiyelini açıklayan bir etiket değildir. Birinin müşteri temsilcisi olarak başlaması, hayatı boyunca yalnızca müşteri temsilcisi kalacağı anlamına gelmez. Bir başkasının büyük bir şirkette işe girmesi de onun otomatik olarak doğru yolda olduğu anlamına gelmez.
İlk işin iki ayrı değeri vardır: Sana para kazandırması ve sana veri sağlaması. Hangi işlerde zamanın hızlı geçiyor? Hangi görevler seni sadece yoruyor? Nasıl bir yöneticiyle çalışınca gelişiyorsun? Hangi ortamda sesin çıkmıyor? Bu soruların cevabı, kartvizitte yazan unvandan daha değerlidir.
Elbette her zaman “kendini bulacağın işi” bekleme lüksü yoktur. Özellikle ABD’de yaşam maliyeti, sağlık sigortası, vize statüsü ya da öğrenci kredisi gibi gerçekler, ilk tercihi daha pragmatik hale getirebilir. Bu bir başarısızlık değil. Ancak geçici bir seçimi kalıcı bir kimlik gibi görmeye başladığında hareket alanın daralır.
2. Öğrenmek yerine etkileyici görünmeye çalışmak
Bazı insanlar ilk aylarda soru sormayı zayıflık sanır. Bilmediğini belli etmemek için not almadan dinler, anlamadığı bir göreve “tamam” der, sonra da sessizce panikler. Bu davranış özgüven değil, çoğu zaman özgüvensizliğin iyi giyinmiş halidir.
İş hayatında herkesin her şeyi bilmesi beklenmez. Fakat aynı soruyu tekrar tekrar soran, bağlamı araştırmadan yardım isteyen veya aldığı geri bildirimi işlemeyen biri güven kaybeder. Aradaki fark ince ama belirleyicidir: İyi soru, hazırlanmış bir zihnin işaretidir.
Bir toplantıdan sonra “Bu görevin başarı ölçütü nedir?”, “Öncelik hız mı, hata payını azaltmak mı?” ya da “Benzer bir önceki çalışmayı inceleyebilir miyim?” diye sormak, seni acemi göstermez. Tam tersine, işi sadece tamamlamaya değil, anlamaya çalıştığını gösterir.
3. Geri bildirimi kişisel hüküm sanmak
“Bu sunum yeterince net değil” cümlesini “Ben yetersizim” diye duyan insan, geri bildirimi kullanamaz. Oysa iş hayatında eleştiri her zaman adil, nazik veya iyi kurulmuş olmayabilir. Yöneticin yorgun olabilir, ekip kültürü zayıf olabilir, söylenen şey gerçekten haksız da olabilir.
Yine de ilk tepkinin ötesine geçmek gerekir. Söylenenin içinde işe yarar bir veri var mı? “Net değil” deniyorsa, hangi bölüm net değil? Beklenen karar mı anlaşılmıyor, sayıların kaynağı mı belirsiz, yoksa anlatım mı uzuyor? Eleştiriyi parçalarına ayırdığında, karakterine yönelik bir saldırı olmaktan çıkarıp geliştirilebilir bir beceriye dönüştürürsün.
Öte yandan her geri bildirime boyun eğmek de olgunluk değildir. İş yerinde birinin fikrine katılmamak mümkündür. Kritik nokta, savunmaya geçmeden gerekçeni kurabilmektir. “Bu yaklaşımın riski şu olabilir, alternatif olarak bunu deneyebilir miyiz?” diyebilmek, hem saygıyı hem düşünce gücünü korur.
4. Görünür olmakla kendini pazarlamayı karıştırmak
İyi iş yapmak tek başına her zaman yeterli değildir. Bu cümle, gösteriş yapman gerektiği anlamına gelmez. Yaptığın işin etkisini görünür kılmakla, sürekli kendinden söz etmek arasında fark vardır.
Bir projeyi tamamladığında yalnızca “bitti” demek yerine, neyi çözdüğünü, hangi sonucu aldığını ve sıradaki riski kısaca paylaşmak profesyonel bir davranıştır. Özellikle hibrit ve uzaktan çalışma düzeninde, emeğin görünürlüğü tesadüfe bırakılamaz. İnsanlar zihnini okuyamaz; katkını anlaşılır hale getirmen gerekir.
Bunun karşılığında her e-postaya üst düzey yöneticileri eklemek, küçük başarıları büyük zafer gibi sunmak ya da ekip emeğini tek başına sahiplenmek kısa vadede dikkat çekebilir. Uzun vadede ise itibar aşınır. Kariyer, sadece ne yaptığının değil, bunu yaparken insanlarda nasıl bir güven bıraktığının toplamıdır.
5. İlişki kurmayı çıkar ilişkisi sanmak
Networking kelimesi bazen insanları rahatsız eder. Çünkü kartvizit değiş tokuşu, yapay kahkahalar ve “Size bir kahve ısmarlayabilir miyim?” mesajları çağrıştırır. Oysa iyi bir profesyonel ilişki, önce merakla başlar.
Bir iş arkadaşının ne üzerinde çalıştığını gerçekten sormak, başka bir ekibin sorununu anlamaya çalışmak veya senden daha deneyimli birine işinin mantığını danışmak sadece bağlantı biriktirmek değildir. İşin büyük resmini görmeyi öğretir. Ayrıca ileride açılacak fırsatların çoğu, sen talep etmeden önce oluşan güvenin içinden çıkar.
Burada da ölçü önemlidir. İnsanları yalnızca senden bir şey sağlayabilecekleri anda arıyorsan, bu hissedilir. İlişki kurmak, her hafta on kişiye mesaj atmak değil; az sayıda insana karşı tutarlı, saygılı ve sahici olmaktır.
6. Maaşı tek ölçüt yapmak veya hiç konuşmamak
Kariyerin başında para önemlidir. Bunu küçümsemek kolaycı bir tavır olur. Finansal güvenlik, insanın kötü bir ortamdan ayrılabilme cesaretini bile etkiler. Ancak maaş, tek ölçüt olduğunda görünmeyen maliyetler gözden kaçar: Öğrenme imkanı, yöneticinin niteliği, işin ritmi, etik iklim, ekipteki ilişki biçimi ve gelecekte taşınabilecek beceriler.
Tersi de sorunludur. “Daha çok öğreniyorum” diyerek uzun süre piyasanın çok altında kalmak, emeğini romantikleştirmektir. Öğrenme ile sömürülme arasındaki farkı dürüstçe izlemek gerekir. Sorumluluğun artıyor, değer üretiyor ve sonuç alıyorsan bunun karşılığını konuşabilmelisin.
Maaş pazarlığı her zaman istediğin sonucu vermez. Fakat ücret, rol ve beklentiler hakkında konuşmaktan kaçınmak, başkalarının senin yerine karar vermesine razı olmaktır.
7. Tükenmişliği çalışkanlık sanmak
Kariyerin başında fazla çalışmak bazen kaçınılmazdır. Yeni bir sistem öğrenirsin, daha yavaş ilerlersin, bazı işleri yeniden yaparsın. Fakat sürekli yetişememeyi bağlılık gibi sunan kültürlere dikkat etmek gerekir.
Gece geç saatte gönderilen her mesaj, yüksek performansın kanıtı değildir. Bazen kötü planlamanın, belirsiz önceliklerin veya sınır koyamamanın işaretidir. Çalışkanlık, her talebe evet demek değil; önemli işi ayırt edip güvenilir biçimde bitirebilmektir.
Kendine şu soruyu sor: Bu yoğunluk beni daha becerikli mi yapıyor, yoksa yalnızca daha yorgun mu? Cevap ikincisiyse, sorun karakterinde değil, çalışma biçiminde olabilir. Öncelikleri netleştirmek, yardım istemek, süre tahmini paylaşmak ve gerektiğinde “Bunu bu tarihe yetiştirmem için şu işin beklemesi gerekir” demek sorumluluktan kaçmak değildir.
İlk yılları daha bilinçli kurmak
Kariyer planı beş yıllık kusursuz bir şema olmak zorunda değil. Daha yararlı olan, düzenli aralıklarla kendine küçük bir değerlendirme yapmaktır: Son altı ayda hangi beceriyi gerçekten geliştirdim? Hangi işi sadece alışkanlıktan sürdürüyorum? Kimden öğreniyorum? İşim, değerlerimle hangi noktada çatışıyor?
Bu soruların bazıları rahatsız edebilir. Zaten iyi soruların küçük bir rahatsızlık yaratması normaldir. Rahatsızlık bazen yön değiştirmenin değil, daha dikkatli bakmanın başlangıcıdır.
Kariyerinin başında mükemmel bir rota bulmak zorunda değilsin. Ama başkalarının çizdiği rotada, neden yürüdüğünü hiç sormadan ilerlemek zorunda da değilsin.
İlk yılların senden beklediği şey kusursuzluk değil, dikkat. Dikkatini verdiğin yer, zamanla yönünü belirler.





No Comment! Be the first one.