#şükür

Hayatı Değiştiren Şey Bazen Sahip Oldukların Değil, Onlara Bakışındır

“Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır.”

— Said Nursi

İki adam aynı pencereden dışarı bakıyordu.

Biri sadece çamuru gördü.

“Ne kadar kötü bir manzara…” dedi.

Diğeri başını kaldırdı.

Aynı pencereden gökyüzünü gördü.

Bulutları…

Uçan kuşları…

Batmakta olan güneşi…

Gülümsedi.

Yanındaki adam şaşırdı:

“Biz aynı yere bakmıyor muyuz?”

Cevap verdi:

“Aynı yere bakıyoruz.”

“Ama aynı şeyi görmüyoruz.”

Hayat çoğu zaman bize aynı malzemeleri verir.

Ama herkes farklı anlamlar çıkarır.

Bir insan yağmurda sadece ıslanmayı görür.

Başka biri toprağın yeniden canlanmasını.

Birisi yaşlanmayı kayıp görür.

Başka biri tecrübe olarak kabul eder.

Çünkü göz sadece görüntüyü alır.

Anlamı veren zihindir.

Dünyayı değiştirmek her zaman mümkün değildir.

Ama dünyaya baktığın pencereyi değiştirebilirsin.

Bazen huzur;

yeni bir hayatta değil,

mevcut hayatı yeni bir gözle görebilmektedir.

Bugün hayatında var olduğu hâlde değerini yeterince fark etmediğin şey ne?

Hayatın Sessiz Tuzağı: Daha Fazlasını İsterken Elindekileri Kaybetmek

“Her şeye sahip olmaya çalışan, çoğu zaman elindekileri de kaybeder.”

Bir adam nehre oltasını atmış balık tutuyordu.

Küçük ama güzel bir balık yakaladı.

Tam sevinirken biraz ileride daha büyük bir balık sıçradı.

Elindeki balığı bıraktı.

Büyük olanı yakalamaya çalıştı.

Onu da kaçırdı.

Derken daha da büyük bir balık gördü.

Saatler geçti.

Akşam olduğunda elinde hiçbir şey yoktu.

Eve dönerken yaşlı bir balıkçı ona baktı ve gülümsedi:

“Bugün kaç balık tuttun?”

Adam başını eğdi.

“Hiç.”

Yaşlı adam cevap verdi:

“Bazen kaybettiklerimizin sebebi şanssızlık değil, doyumsuzluktur.”

Hayat bize sürekli daha fazlasını fısıldar.

  • Daha çok para
  • Daha büyük ev
  • Daha iyi iş
  • Daha fazla onay

Ama çoğu zaman gözümüz ilerideyken,

elimizdeki güzellikleri kaçırırız.

Bilgelik, daha fazlasına ulaşmak değil;

neyin yeterli olduğunu bilmektir.

İnsan bazen sahip olamadıkları yüzünden değil,

sahip olduklarının kıymetini göremediği için mutsuz olur.

Mutluluk çoğu zaman bir sonraki durakta değil,

şu an bulunduğun yerdedir.

Bugün kaybetmeden değerini fark etmen gereken şey nedir?

Hayatın En Büyük İsrafı Nedir? Bu Söz Uzun Süre Aklından Çıkmayacak

“Yoksul olan, az şeye sahip olan değil; daha fazlasını isteyen kişidir.”

– Seneca

Bir tüccar vardı.

İki evi vardı.

Sonra üçüncüsünü istedi.

Üç evi oldu.

Dördüncüyü istedi.

Arabası vardı.

Daha yenisini istedi.

Onu da aldı.

Ama yine mutlu olamadı.

Bir gün köyde yaşayan yaşlı bir adama rastladı.

Adamın küçük bir evi vardı.

Akşam güneşi altında çayını içiyor, gülümsüyordu.

Tüccar dayanamadı:

“Bu kadar az şeyle nasıl mutlu olabiliyorsun?”

Yaşlı adam gülümseyerek cevap verdi:

“Çünkü ben sahip olduklarımla yaşıyorum.”

“Sen ise sahip olmadıklarınla.”

O gün tüccar ilk kez gerçekten sustu.

İnsan zihni sürekli eksik olana odaklanır.

Bu yüzden:

  • elde ettiklerini sıradanlaştırır,
  • sahip olduklarını küçümser,
  • mutluluğu hep ileri tarihe erteler.

Stoacılar ise şunu söyler:

Mutluluk, sahip olduklarının miktarında değil;

onlara bakış açındadır.

Daha fazlası her zaman daha iyi değildir.

Bazen insanın ihtiyacı olan şey:

yeni bir şey kazanmak değil,

zaten sahip olduklarının kıymetini fark etmektir.

Bugün sahip olduğun ama çoğu zaman değerini unuttuğun şey nedir?