“Önce anlamaya çalış, sonra anlaşılmayı bekle.”

– Stephen Covey

Genç bir adam, babasıyla sürekli tartışıyordu.

Ne zaman konuşsalar kavga çıkıyordu.

Bir gün yaşlı bir bilgeye gitti.

“Babam beni anlamıyor.” dedi.

Bilge gülümsedi ve sordu:

“Peki sen onu anlamaya çalıştın mı?”

Genç adam sustu.

Çünkü yıllardır yaptığı şey konuşmaktı.

Ama dinlemek değildi.

O gün eve döndü.

İlk kez cevap vermeden dinledi.

İlk kez savunmaya geçmeden anlamaya çalıştı.

Ve yıllardır çözülemeyen mesafenin, birkaç dakikalık gerçek dinlemeyle azaldığını gördü.

İnsanların çoğu konuşurken:

karşısındakini anlamaya değil,

vereceği cevabı hazırlamaya çalışır.

Bu yüzden birçok tartışma aslında fikir çatışması değil;

anlaşılmama hissidir.

Gerçek iletişim,

haklı çıkmakla değil,

anlamaya çalışmakla başlar.

Bazen insanların ihtiyacı:

tavsiye değil,

çözüm değil,

eleştiri değil,

sadece dinlenmektir.

Çünkü anlaşılmak,

insanın en temel ihtiyaçlarından biridir.

Bugün gerçekten dinlemen gereken ama uzun zamandır duymadığın biri var mı?