#Satış

İnsanlar Önce Sana Güvenir, Sonra Ürününü Satın Alır

“Güven, kazanılması yıllar süren; kaybedilmesi saniyeler alan en değerli sermayedir.”

İki marangoz aynı mahallede dükkân açtı.

İkisinin de kullandığı ahşap aynıydı.

Fiyatları birbirine yakındı.

İlk marangoz, işi teslim ettikten sonra müşterisini bir daha aramazdı.

İkinci marangoz ise teslimattan birkaç gün sonra müşterisini arar ve yalnızca şunu sorardı:

“Her şey istediğiniz gibi oldu mu?”

Bir yıl sonra…

İlk marangoz sürekli yeni müşteri arıyordu.

İkinci marangoz ise yeni müşterilerini eski müşterilerinin tavsiyesiyle kazanıyordu.

Çünkü insanlar sadece ürün satın almaz.

Kendilerini güvende hissettikleri insanlardan alışveriş yaparlar.

İnsan beyni belirsizlikten hoşlanmaz.

Bir ürünü satın almadan önce aslında şu soruya cevap arar:

“Bu kişiye güvenebilir miyim?”

Fiyat unutulur.

Kampanyalar biter.

Ama güven oluştuğunda müşteri tekrar gelir.

Ve seni başkalarına da önerir.

Reklam müşteriyi getirir.

Güven müşteriyi geri getirir.

Büyüyen şirketler sadece satış yapanlar değil, güven oluşturanlardır.

Sen olsan, kendi şirketinden gönül rahatlığıyla alışveriş yapar mıydın?

Müşteriler Ürün Satın Almaz, Sorunlarının Çözümünü Satın Alır

“Ürününü anlatma; insanların hayatını nasıl değiştireceğini anlat.”

İki kişi aynı matkabı satıyordu.

Birincisi:

“Bu matkap 850 Watt.”

İkincisi:

“Bu matkap sayesinde duvarınıza dakikalar içinde istediğiniz tabloyu asabilirsiniz.”

İkisi de aynı ürünü satıyordu.

Ama biri matkap satıyordu.

Diğeri hayali satıyordu.

İnsanlar ürün satın aldıklarını düşünür.

Gerçekte ise his satın alırlar.

Güven…

Kolaylık…

Prestij…

Konfor…

Başarılı markalar bunu bilir.

İnsanlar matkap istemez.

Duvarındaki deliği ister.

Hatta o deliğe asacağı aile fotoğrafını…

Senin işin gerçekten neyi çözüyor?