#İşGeliştirme

İşini Büyütmek İstiyorsan, Kendini Değil Sistemlerini Çoğalt

“İşini büyütmek istiyorsan, kendini değil sistemlerini çoğalt.”

Bir fırın ustası vardı.

Mahallenin en güzel ekmeğini yapıyordu.

Sabah dörtte kalkıyor, hamuru yoğuruyor, pişiriyor, kasaya bakıyor, siparişleri dağıtıyordu.

Herkes onu çalışkanlığıyla tanıyordu.

Yıllar geçti.

Hâlâ aynı dükkândaydı.

Aynı sokakta başka bir girişimci ise farklı bir yol seçti.

İlk yıl tariflerini yazdı.

İkinci yıl çalışanlarını eğitti.

Üçüncü yıl süreçlerini standartlaştırdı.

Dördüncü yıl ikinci şubesini açtı.

İlk girişimci işi için yaşıyordu.

İkincisi ise işini, kendisi olmadan da çalışabilecek şekilde tasarlıyordu.

Birçok girişimci, işi en iyi kendisinin yaptığına inanır.

Bu düşünce kısa vadede kaliteyi koruyabilir.

Ancak uzun vadede büyümeyi sınırlar.

Sistem kurmak, kontrolü kaybetmek değildir.

Tam tersine; bilgiyi, kaliteyi ve başarıyı kişilere değil süreçlere emanet etmektir.

İşletmeler, kahramanlarla değil, güçlü sistemlerle büyür.

Kendi yokluğunda duruyorsa…

O bir iş değil, bir meslektir.

Sen olmadan da çalışabiliyorsa…

İşte o zaman gerçek bir işletme kurmuşsun demektir.

Bugün yaptığın hangi işi bir süreç hâline getirerek yarın bir başkasına devredebilirsin?

Müşteriler Ürün Satın Almaz, Sorunlarının Çözümünü Satın Alır

“Ürününü anlatma; insanların hayatını nasıl değiştireceğini anlat.”

İki kişi aynı matkabı satıyordu.

Birincisi:

“Bu matkap 850 Watt.”

İkincisi:

“Bu matkap sayesinde duvarınıza dakikalar içinde istediğiniz tabloyu asabilirsiniz.”

İkisi de aynı ürünü satıyordu.

Ama biri matkap satıyordu.

Diğeri hayali satıyordu.

İnsanlar ürün satın aldıklarını düşünür.

Gerçekte ise his satın alırlar.

Güven…

Kolaylık…

Prestij…

Konfor…

Başarılı markalar bunu bilir.

İnsanlar matkap istemez.

Duvarındaki deliği ister.

Hatta o deliğe asacağı aile fotoğrafını…

Senin işin gerçekten neyi çözüyor?