futbol

Türk Milli Takımı Neden Kaybetti? Sorun Futbolcular mı, Türk Futbol Sistemi mi?

Türk Milli Takımı Neden Kaybetti? Sorun Futbolcular mı, Türk Futbol Sistemi mi?

“Kolaysa sen git oyna” diyebilirsiniz. Futbolcu olsaydım daha iyi oynardım demiyorum ama sahada gördüğüm şeyin mücadeleden çok hayal kırıklığı olduğunu söyleyebilirim.

Ağzı olan konuşuyor, klavyesi olan yazıyor; ben de yazayım.

Paraguay aslında Türk Milli Takımı’nın tam dişine göre bir rakipti. Oyuncular küçük temaslarda yere düşüyor, hakemin kararlarına sürekli itiraz ediyor, oyundan çok mızmızlanmaya odaklanıyordu. Buna rağmen kaybeden taraf biz olduk.

Peki neden?

Çünkü Türk futbolunun yıllardır görmezden gelinen yapısal sorunları var.

Türkiye’de futbol, büyük ölçüde yalnızca Türkiye’de oynanıyor. Kulüplerimiz çoğu zaman sadece kendi aralarında rekabet edebiliyor. Federasyonun başındaki isimlerin futboldan değil farklı sektörlerden gelmesi artık kimseyi şaşırtmıyor. Milyarlarca lira borcu olan kulüpler, günü kurtarmak adına isim yapmış yabancı oyuncuları transfer ediyor. Daha düşük bütçeli kulüpler ise dünyanın farklı bölgelerinden fizik gücü yüksek oyuncular bulmaya çalışıyor.

Ortaya çıkan tablo şu:

Türk takımı denilen kadrolarda çoğu zaman birkaç Türk oyuncu dışında her milletten futbolcu bulunabiliyor. Altyapıdan yeterince oyuncu yetiştirilemiyor. Yetişen oyuncuların önemli bir kısmı ise Avrupa’da eğitim almış futbolculardan oluşuyor. Milli takım havuzu giderek daralıyor.

Üstelik teknik direktör de yabancı.

Sonra da neden başarılı olamadığımızı sorguluyoruz.

Futbolda başarı tesadüf değildir. Başarı; planlama, eğitim, altyapı ve doğru insanları doğru görevlere getirmekle gelir. Kısacası başarı liyakatla başlar.

Belki de sahadaki mağlubiyetin asıl nedeni, 90 dakikalık futbol değil; yıllardır biriken yanlış tercihlerdir.

Yazık olan ise şu:

Bu ülkede milyonlarca insan, hayatın bütün sıkıntıları arasında milli takımın başarısıyla mutlu olmaya çalışıyor. İnsanlar sabahın erken saatlerinde ekran başına geçiyor, umutlanıyor, inanıyor. Kaybetmek futbolun doğasında var. Ancak mücadele etmeden kaybetmek, insanları asıl üzen şey oluyor.

İş yine dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor:

İşini bilene iş teslim etmek.

Çünkü başarı, her alanda olduğu gibi futbolda da liyakatla başlar.

Futbol Oynamayı Bile Beceremiyoruz

Futbol oynamayı bile beceremiyoruz;

İki taraf tarafından oynanan,

Galibiyet,

Mağlubiyet veya

Beraberlik

Üç sonucu olan,

Sahada 22 kişinin

1 topun peşine koşturduğu ve direkler arasındaki fileye topu geçirmeye çalıştığı bir oyunu bile hakkaniyetli oynamayı beceremiyoruz!

Kondisyonu yüksek! futbolcularımız top peşine koşmak yerine küçük bir temasta çim yatak gibi görüp üzerine uzanmakta,

Hakemlerimiz tarafsız değil; takımın büyüklüğüne göre karar kalmakta, ki yurtdışından ithal VAR hakemi bile getirttik,

Ne Futbol Federasyonunun ne Hakem Federasyonunun yaşananlar umurunda,

Futbol MUŞ gibi oynadığımız ve düzgün adil oynayıp/oynatamadığımız için de ne Avrupa Şampiyonalarında  ne de Dünya Şampiyonalarında varlığımız var.

Yazık.

Biz nasıl bir ülke olduk böyle!!!?

Mert Günok Harika Kurtarışı, Ahtapot musun, Örümcek misin?

Mert Günok Harika Kurtarışı, Ahtapot musun, Örümcek misin?

EURO 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda, yarı final maçımızda, Avusturya ile oynadığımız maçın, 2-1 önde iken, uzatma dakikalarında, Avusturyalı futbolcunun müthiş kafa vuruşuna karşın, spiker Özkan Öztürk’ün Ahtapot musun? Örümcek misin? iltifatlarını alan kurtarışı ile adeta bir kahraman olan kalecimiz Mert Günok şunu bize kanıtlamıştır;

Son düdük çalana kadar, mücadeleye, tam konsantre olarak devam etmeliyiz!

Hayatta da böyle değil mi; Azrail’in canımızı ne zaman alacağını bilmediğimizden, farkında olmayacağımız o ölüm anımıza kadar, yapabileceğimizin en iyisini tam konsantre şekilde devam etmeliyiz.

Mert Günok’u övdük, yeterli mi?

Tabi ki değil, bu bir takım oyunu, Barış Alper, Ferdi, Merih Demiral ve diğer bütün futbolcularımızın ve teknik heyetimizin emeklerine sağlık.

Maç bittikten sonra, var güçleri ile mücadele eden, ezilmeyen Avusturyalı futbolcuları alkışlamaları,

Taraftarlarımızla birlikte yaptıkları sevinç gösterisi için Avusturyalı futbolcuların sahayı terk etmelerini beklemeleri ise sportmenlik açısından tebrik edilmesi gereken diğer hareketlerden…

Artık neden birinci olmayalım bile demeye başladık.

Alkışlarımız ve desteklerimiz sizin için A Milli Futbol Takımımız.

Pozitif düşünelim ki pozitif olsun diye düşünerek herkesi A Milli Futbol Takımımızın EURO 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası kupasını kaldırırken hayal etmelerini istiyorum.