biyografi

Michael Jackson: Bu Dünyaya Sığmayan Bir Ruhun 2 Saatlik Hikâyesi

Bazı ruhlar vardır…
Sanki bu dünyaya ait değilmiş gibi hissedersin.
Bulunduğu bedene sığmaz, hep daha fazlasını yapmak ister.

İşte Michael Jackson tam olarak böyle biriydi.

Onu izlerken insanın aklından hep aynı şey geçiyor:
“Bu kadar yetenek, bu kadar duygu bir insana nasıl sığmış?”

Şarkıları ayrı bir dünya, sahnedeki enerjisi bambaşka…

Popun Kralı unvanına sahip Michael Jackson’ın hayatını, acılarını, başarılarını ve o efsaneleşmiş şarkılarını 2 saate sığdırmak mümkün mü?

Stadyumları dolduran bir sanatçının hikâyesi bu kadar kısa anlatılınca, ister istemez insanda bir eksiklik hissi kalıyor-doyuma ulaşamıyorsun.
Çünkü Michael Jackson sadece dinlenecek biri değil…
Gerçekten hissedilmesi gereken bir sanatçı.

Bodrumdaki Kız, Girl in the Basement

Bodrumdaki Kız, Girl in the Basement filmi, 24 yıl boyunca, babası tarafından evin bodrumuna hapsedilen, tecavüz edilen, tecavüz sonrası çocuklar sahibi olan Elizabeth Fritzl’in gerçek hayat hikayesine dayanmaktadır.

Elizabeth Fritzl’in gerçek hayat hikayesi.

Elizabeth Fritzl, 1977 yılında babası tarafından taciz edilmeye başladığında yalnızca 11 yaşındaydı.

Elizabeth 15 yaşına geldiğinde garson olmak için bir kursa başladı.

28 Ocak 1983 tarihinde bir arkadaşıyla birlikte babasından kaçarak Viyana’nın 20. Bölgesinde saklandı.

Üç hafta içinde polis kızı bularak ebeveynlerine geri verdi. Elizabeth’in dönüşüyle beraber babasının cinsel saldırıları devam etti. Bu durum bir buçuk yıl sürdü. Garsonluk kursunun bitişiyle Elizabeth, Linz şehrinde işe başladı. 29 Ağustos 1984’te babası tarafından evlerinin bodrumuna hapsedildi.

Fritz’lerin evi 1890 yapımı eski bir binadır. Fritz bu binayı evliliğinin ardından satın almıştır ve daha sonra binaya eklentiler yapmıştır (1977 ile 1983 arası).

Elizabeth’in kayboluşunun ardından annesi kayıp kişiler formunu doldurdu. Eylül 1984’te Elizabeth’in kendi el yazısıyla yazılmış bir mektup ortaya çıktı. Mektupta ailesinin kendisini aramaması, bir arkadaşıyla beraber yaşadığı, eğer kendisini aramaya devam ederlerse ülkeyi terk edeceği yazılıydı. 1993’e kadar Fritzl, Elizabeth’e üç günde bir uğruyordu. Elizabeth ardından çocukları bodrumda doğurmaya başladı. Aralık 1994’te Monika doğdu. Monika biraz büyüyünce üst kata çıkarıldı. Elizabeth Rosemarie’ye telefon etti ve Monika’yı üst kata bıraktığını söyledi. Rosemarie telefon numaralarının değişmesine ve telefon rehberinde yer almamasına karşın numaralarını nasıl bulduğunu anlayamadığını belirtmiştir. Elizabeth’in ebeveynleri Lisa ve Monika’nın (Elizabeth’in çocukları) ebeveynleri haline geldiler. Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.

1996 yılı Mayısında Elizabeth ikiz çocuklarını bodrumda doğurdu. İkizlerden biri üç günlükken öldü. Ölen çocuk Josef Fritzl tarafından yakıldı. Diğer çocuk yine Elizabeth tarafından yazılmış bir notla birlikte üst kata bırakılmıştı. 2003 yılında oğlu Felix’i doğuran Elizabeth diğer çocukları Kerstin ve Stefan ile bodrumda hapis hayatı sürdü. Rosemarie’nin yeni bir çocuğa bakamayacağından dolayı Josef Fritz,Felix’i üst kata bıraktırmadığını polisteki sorgusunda söylemiştir.

Elizabeth ve çocuklarının kaldığı bodrum, 1993’te eklenen bir odayla beraber iki oda ve iki yataktan oluşmaktaydı. Esir kaldıkları bodrumda TV, video kaydedicisi ve yemekleri ısıtmak için küçük bir ocak bulunmaktaydı. Çizim için boya, kâğıt ve kıyafetler bulunmaktaydı. Elizabeth çocuklara konuşmayı öğretti.

Rosemarie’nin kardeşi, Josef Fritzl’nin Rosemarie (Josef Fritzl’in karısı)’ye bodruma makine çizimleri yapmak için indiğini söylediğini ve karısının kendisine kahve getirmek için bile bodruma inmesine izin vermediğini Avusturya’daki bir gazeteye açıkladı.

19 Nisan 2008’de Elizabeth’in oğlu Kerstin rahatsızlandı. Durumu çok ağırdı ve ölebilirdi. Josef Fritzl Kerstin’ı hastaneye götürmeye karar verdi. Onu dışarı taşırken Elizabeth Josef’e yardım etti ve böylece yıllar sonra ilk defa bodrumdan dışarı çıktı. Ardından yeniden son haftasını geçirmek üzere bodruma döndü. Kerstin bir ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Elizabeth Kerstin’in cebine kendine yardım edilmesini isteyen bir kâğıt yazıp koymuştu. Bu kâğıt Avusturya polisine verildi ve yıllar önce kapanan Elizabeth’in araştırması tekrar açıldı. Polis ve medya kayıp annenin durumunu araştırmaya yeniden başladı.

25 Mart 2008’de Josef Fritzl, Elizabeth ve çocuklarının bodrumdan çıkıp yukarıya dönmesine izin verdi. Fritzl karısına kızlarının 24 yıllık yokluğunun ardından geri dönmeye karar verdiğini açıkladı. Elizabeth ve babası oğullarının hastanedeki ziyaretinde polis tarafından alındı ve karakola götürüldü. Elizabeth babası çıkarılıp kendisini güvende hissettiğinde polise yaşadıklarını anlatmaya başladı. Fritzl cinsel yönden kötü muamele şüphesiyle tutuklandı. Ertesi gün Elizabeth ve çocukları bakıma alındı.

Josef Fritzl, 28 Nisan 2008 tarihinde 7 çocuğun kendinden olduğunu ve 24 yıl penceresiz bodrumda hapsettiğini itiraf etti. Bodrumun kapısının gizli, anahtarsız kilit sistemiyle açıldığını söyledi. Elizabeth ve çocuklarından alınan bilgiye göre Josef Fritzl onlara beton kapının tellerle bağlı olduğu patlatılınca zehirli gazın içeriye gireceğini ve bunun güvenlik sisteminde yer aldığının belirtti. Fritzl’in karısı Rosemarie Elizabeth’in durumunda habersizdi ve mektuplara inanarak kızının dini tarikata katıldığını sandığını belirtti.

29 Nisan 2008’de DNA testiyle çocukların ve Elizabeth’in Josef Fritz’in çocukları olduğu doğrulandı. Avusturya polisinin 1 Mayıs 2008’de yaptığı günlük basın toplantısında, mektupların Elizabeth’e Josef Fritz tarafından zorla yazdırıldığı açıklandı. Soruşturmanın birkaç ay daha süreceği ve binada 20 yıldır oturan yüzü aşkın kişiyle görüşmeler yapılacağı söylendi. Araştırmacılar bodrumda yaptıkları araştırmada oksijen eksikliğinden yalnızca bir saat çalışabildiler.

Bodrumdaki Kız, Girl in the Basement film fragmanı:

Bodrumdaki Kız, Girl in the Basement filmi için;

Benim Puanım: 7 / 10

IMDB Puanı: 6,3 / 10

Murat Göğebakan, Biyografi, Kalbim Yaralı

Murat Göğebakan, Biyografi, Kalbim Yaralı filmi fragmanı:

Murat Göğebakan, Biyografi, Kalbim Yaralı posterinde yazıyor ki; “Kanseri yendim, ihaneti yenemedim”

Sevenlerinin sana hitabı ile “Ağabey”, kendinin kendine hitabı “Sevgi Adamı” olan Murat Göğebakan; ya senin, “seninle gurur duyuyorum” diyen bir çocuğa ve o çocuğunun, başkası tarafından istenirken sen istediğin için sana varan annesine ihanetine ne demeli!

Etme bulma dünyası!

Ama her insan hayatı bir başkaları için dersler taşımaktadır!

Anadolu’nun bağrından kopup, yeteneklerini sergileyerek şan, şöhret, para kazanmaya gelenler için İstanbul tam bir kurtlar sofrasıdır.

Gelecek vadeden erkekler kadınların,

Gelecek vadeden kadınlarda erkeklerin radarındadır.

Aman Dikkat!

Anadolu insanının kalbi hassas olur,

Bir de “gözden uzak olan gönülden de uzak olur” atasözünde de olduğu gibi, sevdiklerinden de uzak ise, batılılar için normal olan hareketler, sözler, küçük fazla bir ilgi, onlar için “işte beni gerçekten seven biri” hissine kaptırarak, kendi hissettiğini de sevgi olarak yorumlatıp, karşıdakine karşı kalkanlarının inmesini sağlar.

Bu andan sonrasında, o kişi artık nereden geldiğini unutan ve kendisine yeni bir gelecek çizen bambaşka bir kişidir.

Size, sadece siz olduğunuz için değer veren çok az insan vardır.

Ya da daha doğru tabir ile insan gibi insan bulmak zordur.

İmzaladığınız kağıtlara dikkat edin, o kağıtlarda yazanlar size ait olması gereken serveti bir başkasına kazandırırken, sizi modern bir köle hale getirebilir.

Ne yazık değil mi, oysa Hz. Muhammed (Allah’ın selamı O’nun üzerine olsun), “çalışanın hakkını alnının teri kurumadan veriniz” diye nasihat ediyor…

Çoğu kişinin sizinle birlikte olmak istemesinin, sizinle birlikte zaman geçirmek istemesinin amacı, size hissettiği sevgi değil; sizin sahip olacağınız varlıktan nasiplenme, sizinle birlikte katılacağı ortamlarda çevre edinmedir.

Amacına ulaşınca da size şut.

Peki şu açıdan da bakalım; Murat Göğebakan, sevip, sevdiğine ihanet edip, sevgili zannettiğinin ihanetine uğramasaydı böyle sevgi dolu sözler yazıp, bu sözlere böyle besteler yapabilir miydi?

Orasını Allah bilir!

Murat Göğebakan, Kalbim Yaralı filmini https://www.primevideo.com/region/eu/dp/amzn1.dv.gti.352ce07e-7969-4cd7-a6ec-f4d620cc8367/ref=atv_nb_lcl_tr_TR?autoplay=0 adresinden izleyebilirsiniz.

Benim Puanım: 7 / 10

IMDB Puanı: 6,1 / 10

Ferrari

Ferrari

Şu anda bir sürü kişinin bildiği bir marka haline gelen, özel sipariş üzerine tasarım ve üretim yapan, dünyada şanslı bir kaç kişinin sahibi olacağı kendi tasarımı ve üretimi özel arabalar çıkartan, bunun yanına seri üretim de yapan süper spor otomobil markası Ferrari’nin devam etme veya yok olma zamanını anlatan film Ferrari’nin kurucusu, komutan lakaplı Enzo Ferrari’ye odaklanıyor…

Bir yarışçı olan Enzo Ferrari için markasının yarışlarda yer alması, yarışı bitirmesi ve zafer kazanması çok önemlidir.

Ferrari reklamını yarışlarda yapmaktadır.

Aracın en dayanıklı, en hızlı olmasının yanında, Enzo Ferrari için aracı süren yarışçılarında en dayanıklı, en iyi ve kendi hayatlarını ortaya koyarak risk alabilen olmaları önemlidir.

Enzo Ferrari’nin, süper spor otomobillerini yarışta kullanırken meydana gelen kazalarda ölen yarışçılar için “meslek riski” tabiri acaba çok mu acımasız bir yaklaşımdır, yoksa başarı için başkalarının hayatına hissiz yaklaşmak mı gerekmektedir?

Belki de kendi hayatında, kendi yarıştığı dönemlerde en samimi arkadaşlarının ölümüne şahit olması veya yıllardır tedavisi için uğraştığı ama defnettiği canından bir parça oğlunun yerine kimseyi koyamaması Enzo Ferrari’yi bu acımasızlığa itmiştir?

Ya da rakiplerin her gün yeni bir başarı haberi geldikçe kendi yarattığı markanın geri düşebileceği korkusunun bir sonucu mudur?

Bir Enzo Ferrari olmadan bilemeyeceğimiz şeyler bunlar!

Eşi ile birlikte kurduğu aile hayatının yanında başka ilişkiler yaşamasaydı daha mı başarılı olurdu? Yoksa başarı arzusu mu Enzo Ferrari’yi başka ilişkilere itti tabi ki herkesin farklı cevaplayacağı sorular olarak kalacaktır?

Ama başarıyı yakalamak için bir şart vardır; aile hayatı, özel hayat, yapılan işler, duygusallık ve ciddiyet bir birlerine karıştırılmadan yürütülmelidir.

Ferrari filmi fragmanı:

Benim Puanım: 7 / 10

IMDB Puanı: 6,4 / 10

Ferrari filmini https://www.primevideo.com/-/tr/detail/0H019Y5KDBG59L0DKFCOSI0GUP/ref=atv_dp_share_cu_r adresinden izleyebilirsiniz.

Ferrari filmi kadrosu:

Yönetmen: Michael Mann

Senaryo: Troy Kennedy-Martin, Michael Mann, Brock Yates

Ülke: ABD, İngiltere, İtalya, Çin

Tür: Biyografi, Dram, Tarihi

Vizyon Tarihi: 22 Aralık 2023 (Türkiye)

Dil: İngilizce

Müzik: Daniel Pemberton

Oyuncular: Shailene Woodley, Adam Driver, Penélope Cruz, Sarah Gadon, Jack O’Connell