Kişisel Değerler Nasıl Belirlenir? Kendine Dürüstçe Bakmak

Kişisel Değerler Nasıl Belirlenir? Kendine Dürüstçe Bakmak
0

Bir iş teklifini sırf maaşı yüksek diye kabul edip birkaç ay sonra boğulmuş gibi hissetmek mümkündür. Ya da herkes susarken bir toplantıda itiraz edip sonrasında başını ağrıtacak bir mücadeleye girmek. Bu iki durumda da kararın arkasında çoğu zaman mantıklı görünen gerekçelerden daha derin bir şey vardır: değerler. Peki, kişisel değerler nasıl belirlenir ve bunların gerçekten sana ait olduğunu nasıl anlarsın?

Değerler, duvara asılan güzel kelimeler değildir. Dürüstlük, özgürlük, aile, başarı, adalet, güven, öğrenme, statü, huzur… Her biri kulağa iyi gelir. Fakat insan aynı anda bunların hepsine eşit ağırlık veremez. Asıl mesele, iki iyi şey çarpıştığında hangisini seçtiğindir. Güvenli bir iş mi, bağımsız hareket etme imkânı mı? Yakın bir ilişkiyi korumak mı, açıkça konuşmak mı? Hızlı sonuç mu, emeğin hakkını vermek mi?

Değerler, beğendiklerin değil bedel ödediklerindir

Kendine “Benim için en önemli şey nedir?” diye sormak faydalıdır ama tek başına yeterli değildir. Çünkü bu soruya çoğu zaman olmak istediğimiz kişiye göre yanıt veririz. Oysa değerler, ideal benliğimizden çok gerçek hayattaki reflekslerimizde görünür.

Bir arkadaşın zor durumdayken zamanını ona ayırıyorsan, bağlılık senin için yüksek bir değer olabilir. Bir projede herkes kısa yolu önerirken kalite için fazladan uğraşıyorsan, özen ve sorumluluk senin sözlüğünde büyük yer tutuyordur. Haksızlığa uğradığında değil, başkası uğradığında da rahatsız oluyorsan adalet yalnızca hoş bir kavram değildir.

Bunun tersi de öğreticidir. Sürekli ertelediğin, vazgeçtiğin ya da uğruna hiçbir risk almadığın şeyler gerçekten değer olmayabilir. Elbette insan her zaman değerleriyle tutarlı davranamaz. Korku, para ihtiyacı, yorgunluk, aile sorumlulukları ve yanlış zamanlama vardır. Bir kere verilen taviz karakter hükmü değildir. Ancak aynı taviz tekrarlandığında, hayatın fiilî önceliklerini görmeye başlarsın.

Burada biraz rahatsız edici ama işe yarayan soru şudur: Hangi konuda taviz verdiğimde kendime saygım azalıyor? Cevap, değerlerinin kapısını aralayabilir.

Kişisel değerler nasıl belirlenir: Geçmişe kanıt gözüyle bak

Değerlerini icat etmeye çalışmak yerine, önce hayatındaki kanıtlara bak. İnsan en çok üç yerde kendini ele verir: gurur duyduğu anlarda, öfkelendiği anlarda ve zor kararlarında.

Gurur duyduğun bir anı düşün. Belki ilk kez yöneticine katılmadığını söyledin. Belki bir sınavı yüksek notla geçtin, belki ailene rağmen başka bir şehre taşındın, belki de bir müşteriye yapamayacağın sözü vermedin. O anın seni neden gururlandırdığını ayırmaya çalış. Cesaret mi? Yetkinlik mi? Dürüstlük mü? Bağımsızlık mı?

Sonra öfkelendiğin olaylara dön. Öfke her zaman haklı olduğumuz anlamına gelmez, fakat sık sık ihlal edilmiş bir sınıra işaret eder. İş yerinde emeği görünmeyen biri için öfkeleniyorsan liyakat senin için önem taşıyor olabilir. Sürekli son dakika plan değişiklikleri seni tüketiyorsa düzen ve güvenilirlik arıyorsundur. İnsanların özel alanına müdahalesi seni sertleştiriyorsa özgürlük senin için soyut bir slogan değildir.

Zor seçimler daha da net veri sağlar. Bir fırsatı neden reddettin? Bir ilişkiden neden uzaklaştın? Hangi başarısızlık canını en çok yaktı? Bazen acı, kaybettiğimiz şeyden çok ihlal edilen değerle ilgilidir. Çok çalışıp sonuç alamamak yorucudur; ama emeğinin başkasına yazıldığını görmek başka türlü yaralar. Çünkü orada yalnızca sonuç değil, adalet duygusu da zedelenir.

Bu inceleme için kısa bir not çalışması yapabilirsin. Son bir yıl içinden seni güçlü biçimde etkileyen dört olayı seç: gurur, öfke, pişmanlık ve huzur. Her olayın karşısına “Burada neyi korumaya çalıştım?” sorusunu yaz. Cevaplarda tekrar eden kelimeler, değer adayların olacaktır.

Sana öğretilenle senin seçtiğini ayırmak

Birçok insan değerlerini seçtiğini sanır; aslında aileden, okuldan, çevreden ve ait olmak istediği gruptan devraldığı kuralları taşır. Bu kötü bir şey değildir. İnsan boşlukta büyümez. Sorun, devralınan ilkenin hayatına uyup uymadığını hiç sınamamaktır.

Örneğin “aile her şeyden önce gelir” cümlesi bazıları için sıcaklık, dayanışma ve sorumluluk demektir. Başkası için ise kendi hayatını ertelemenin bahanesine dönüşebilir. “Çok çalışmak” bir insan için üretme gururu yaratırken, bir diğeri için sürekli onay alma çabasını saklayabilir. Aynı kelime, farklı hayatlarda bambaşka sonuçlar doğurur.

Bu nedenle kendine şu soruyu sor: Bu değeri kimse alkışlamasa da taşır mıydım? Cevabın evetse, sana ait olma ihtimali yüksektir. Hayırsa, belki de bu bir değer değil, itibar kazanma stratejisidir.

Değer ile hedefi de karıştırmamak gerekir. Terfi etmek, para kazanmak, bir şirket kurmak ya da bir şehirde yaşamak hedeftir. Öğrenme, bağımsızlık, etki yaratma, güvenlik veya ustalık ise bu hedefleri seçme nedenin olabilir. Hedef değişebilir. Değer, yön duygusunu korur. Girişim kurma hayali gerçekleşmeyebilir; ama değer üretme ve bağımsızlık ihtiyacı farklı bir işte de yaşayabilir.

Az sayıda değer, daha net karar demektir

Uzun bir değer listesi hazırlamak kolaydır. Zor olan, listenin başına gerçekten hangi üç ila beş kelimenin yazılacağını belirlemektir. Çünkü değerler arasında hiyerarşi kurmadığında, zor karar anında en yüksek sesle konuşan duygu yönetimi ele alır.

Diyelim ki hem özgürlüğe hem güvenliğe değer veriyorsun. Bir girişim fikri karşısında hemen “İstifa et” ya da “Sakın risk alma” demek doğru olmaz. Gelir ihtiyacın, sorumlulukların, piyasa koşulları ve hazırlığın da önemlidir. Fakat değer sıralaman sana daha akıllı bir seçenek ürettirebilir: Tam zamanlı işi korurken belirli süreyle fikri test etmek. Böylece güvenlik ihtiyacını inkâr etmeden bağımsızlık değerine alan açarsın.

Değerler kararları otomatikleştirmez. Hayat bundan daha karmaşıktır. Ancak kararın bedelini bilinçli seçmene yardım eder. Her seçimin bir kaybı vardır. Değerleri net olan kişi kayıpsız seçenek aramak yerine, hangi kaybı göze alabileceğini daha iyi bilir.

Kendine bir öncelik testi uygulayabilirsin. Seçtiğin beş değer için şu cümleyi tamamla: “Bunu korumak için şundan vazgeçebilirim…” Cümle boş kalıyorsa o kelime henüz senin için yeterince canlı değildir. Bir değerin ağırlığı, biraz da uğruna neyi reddedebildiğinde anlaşılır.

Değerler sınır koymayı neden zorlaştırır?

Sınır koymak çoğu zaman iletişim tekniği gibi anlatılır: Doğru cümleyi kur, nazik ol, kararlı kal. Bunlar işe yarar, ama temel mesele daha derindedir. Ne uğruna sınır koyduğunu bilmiyorsan, ilk itirazda geri çekilirsin.

Örneğin akşam saatlerinde gelen her mesaja yanıt vermemek kabalık değildir. Dinlenme, aile hayatı ya da zihinsel sağlık senin için gerçek bir öncelikse, bu sınır o değeri korur. Bir ekip arkadaşının işini sürekli üstlenmemek de bencillik olmayabilir. Sorumluluk ve liyakat, herkesin kendi payını taşımasını gerektirir.

Elbette değerler başkalarını ezmenin izni değildir. “Dürüstüm” diyerek kırıcı olmak, “özgürüm” diyerek verilen sözleri yok saymak kolaycı bir yorumdur. Değerler birbirinden bağımsız adalar değildir. Dürüstlükle nezaketi, özgürlükle sorumluluğu birlikte taşıyabilmek olgunluk ister.

Değerlerini cümleye değil takvime yaz

Bir değerin gerçek hayattaki karşılığı davranıştır. Öğrenme senin için önemliyse, takviminde öğrenmeye ayrılmış küçük ama düzenli bir alan var mı? Sağlık önemliyse, uykun ve çalışma ritmin bu iddiayı destekliyor mu? Yakın ilişkiler diyorsan, sevdiğin insanlara kalan vakti mi veriyorsun, yoksa gerçekten zaman mı açıyorsun?

Bu sorgulama suçluluk üretmek için yapılmaz. Hayat her zaman planlandığı gibi gitmez. Ama takvim, bütçe ve dikkat dağılımı insanın ilan ettiği değil, yaşadığı öncelikleri gösterir. Aradaki farkı gördüğünde kendini hırpalamak yerine küçük bir düzeltme yapabilirsin.

Belki bu hafta yalnızca bir kararını değerlerinle daha uyumlu hale getireceksin. Belki gereksiz bir eveti geri çekecek, belki uzun süredir ertelediğin konuşmayı yapacak, belki de başkalarının onayını beklemeden bir işe başlayacaksın. Büyük değişimler bazen büyük kararlarla değil, tekrar edilen küçük tutarlılıklarla kurulur.

Şimdi kendine şunu sor: Hayatındaki son üç önemli karar, hangi değerlerini koruduğunu söylüyor?

Değerlerini bulmak, kendine yeni bir kimlik etiketi yapıştırmak değildir. Kendi hayatında neyin pazarlık konusu olmadığını dürüstçe görmektir.

Choose your Reaction!
Leave a Comment

Your email address will not be published.

Son Yazılar
Etkinlik Takvimi
Pts
Sal
Çar
Per
Cum
Cts
Paz
P
S
Ç
P
C
C
P
28
29
30
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
1
Yaklaşan Etkinlikler
Topluluğa Katıl

Fikirlerini paylaş, yeni insanlarla tanış ve birlikte üret.

Ücretsiz üye ol

Grupları keşfet →

En Çok Okunanlar

Görüntülenme verileri biriktikçe liste otomatik güncellenir.